Oteller ve İnternet

wirelessPremium hizmet sunanlar haricindeki otellerde, wireless bağlantılar ile ilgili çok fazla problem var. Bazı otellerde wireless hizmeti bile vermiyor. Pek çok otel ise access pointlerin sayısının ya da kapsadığı alanın azlığı, hat genişliğinin yetersizliği gibi ciddi problemlerle boğuşuyor. Nitekim bu problemler, misafir şikayeti durumunda hemen çözülebilecek problemler değil. Bu problemlerin çözülmesi tutarı çok fazla olmayan yatırımlarla mümkün. Ancak bazı otel işletmecileri wireless hizmetinin ne kadar ‘temel bir ihtiyaç’ olduğunu anlayabilmiş değiller. Ev kullanımına yönelik olmayan, özel ve güçlü access pointlerin; uzman bir ekibe; rasgele yerleştirerek değil, haritalandırılarak yerleştirilmesi misafirlerin memnuniyeti için çok önemli.

Önemli bir başka husus ise internet hizmetinin ekstra ücrete tabi olması.  İnternetin tamamen ücretli olması yerine kullanım amaçlarına göre kategorilendirmesinin daha  uygun olabilir. Mesela sadece 80, 110 ve 25. portları aktif bir internet bağlantısı ücretsiz iken; VPN, SIP ya da benzeri protokollerin aktif olacağı bir bağlantı türü ücretli olabilir. Nitekim laptopumu açar açmaz “ödeme yapın” sayfasını görmek istemezdim.

Bir diğer husus ise otellerin (özellikle bir takım premium hizmet verenlerin)  interneti çok ’sığ’ kullandığını düşünüyorum. Öncelikle otelin tüm ekstra hizmetlerinin satılabileceği bir “B2C intranet” sistemi oluşturulabilir.  Bu sistemden otel hizmetleri haricinde interaktif tv benzeri hizmetler de verilebilir.

Comments
June 22, 2009 in Misc
Tagged ,

İnternet Acentaları Öldürüyor Mu?

www1[1] Sayın Bahattin Yücel’in turizm bilgisine, tecrübesine diyecek lafımız elbette yok. Kendisi, 5 Ocak 2009 tarihinde yazdığı köşe yazısında şöyle demiş:

“Örneğin seyahat acentelerinin; 11 Eylül sonrasında gelişen internet teknolojisinin hayatlarını kolaylaştırmak yerine, ekonomik açıdan zorlayacağını sezmekte geç kalmaları, yukarıdaki saptamayı doğrulayan çok sayıda örnekten sadece bir tanesidir.”

Yazıda bahsedildiği üzere 11 Eylül’ün internete olan etkisini anlayabilmiş değilim. Ancak önemli olan soru “İnternet acentaları öldürüyor mu?”. Bunun için aklıma gelen tez şu; online pazara hakim büyük acentalar (ya da sadece Tatilsepeti.com), offline turizm pazarında da çok büyük pazar payına sahip ve bu nedenle küçük ölçekli acentalar müşterilerine ulaşmakta zorluk yaşıyorlar. Konu ile ilgili istatistiklere göz gezdirince, pazarın online kısmının ülkemizde sadece %9; ABD bile %30 olduğu görülüyor. Aynı haberde AB’de de benzer oranlar olduğu belirtiliyor. Peki bu kadar pazar payına sahip online acentalar, offline acentalara zarar vermiş olabilir mi?

Olayın bir diğer boyutu da; yurtdışı pazarına ulaşamayan acentalar, internet ile birlikte ulaşma şansı yakalıyorlar. Peki ne kadar kullanıyorlar? Veyahut, long tail ekonomisinden ne kadar faydalanıyor bu acentalar?

Peki interneti görmezden gelip, klasik modelinde deniz-kum-güneş pazarlamaya devam eden; adapte olmayan acentaların karşısında bu soruyu sormak, internete ayıp değil midir?

Comments
June 2, 2009 in Misc

Uluslararası Kongrelerin Web Sitelerini Değerlendirmek

Türkiye’de düzenlenen uluslararası kongre ve sempozyumların web sitelerini değerlendiren bir araştırma projesi hazırlıyorum. İlk adımında bu sitelerin özelliklerinin belirlenmesi gerekiyor. İnceleyeceğim evren “Haziran 2009 – Ağustos 2009 tarihleri arasında Türkiye’de, yerli kurum ya da kuruşlar tarafından gerçekleştirilecek olan uluslararası kongre ve sempozyumların web siteleri”. Örneklemi evreni derledikten sonra belirleyeceğim.

Özellikleri şu şekilde belirledim:

  1. Etkinlik Adı
  2. Web Sitesi
  3. Düzenlendiği Şehir
  4. Düzenleyen (Üniversite, Dernek – Meslek Birliği, Özel Sektör, Kamu Kuruluşu)
  5. Standart Ücret
  1. Ulaşım ile ilgili bilgi var mı?
  2. Konaklama ile ilgili bilgi var mı?
  3. Düzenlendiği yer ile ilgili bilgi var mı?
  4. Organizatörler ile ilgili bilgi var mı?
  5. Konuşmacılar ve konuları ile ilgili bilgi var mı?
  6. Katılımcılar (dinleyiciler) ile ilgili bilgi var mı?
  7. Kendi URL’si var mı?
  8. Rezervasyon Yöntemleri (Online (CC), Online (Havale), E.posta, Telefon, Faks, Posta)
  9. Konaklama için Online Rezervasyon Yapılabiliyor mu?
  10. Sık Sorulan Sorular Bölümü Var mı?
  11. Dil Desteği (TR, EN, GB, FR, RU)
  12. Geri Bildirim Yöntemleri (Form, E.posta, Telefon, e.Operatör)
  13. Özet Teslimi / Sunum Başvurusu (Form, E.Posta, Posta, Telefon-Faks)
  14. Kongre Programı (Tablo – HTML, PDF, DOC, İmaj – Poster)
  15. İnternete Özel Promosyon

Önerileriniz?

Comments
May 27, 2009 in Misc
Tagged

Online Rezervasyon Bir Otele Ne Kazandırır?

Visa[1]

Çevrimiçi pazarın giderek büyümesine rağmen oteller hâla seyahat edenlerin rezervasyonlarını doğrudan otellerin web sitelerine yapmalarını sağlayacak etkili bir yol arayışı içindedirler (Morosan ve Jeong, 2008, s.284). Law ve Cheung (2006) çevrimiçi rezervasyonların önemli bir parçasının hâla üçüncü grup web sitelerince yapıldığını ve otellerin ziyaretçileri kendi web sitelerine çekebilmek için en düşük fiyat garantisi gibi stratejileri kullandıklarını belirtmektedir.

Chu (2001)’e göre tüketiciler, artan entelektüel ve titiz davranışlardan dolayı, en iyi fiyatta ve en kısa sürede teslim edilebilen mal ve hizmetlerden oluşan doğru bileşeni tercih etmektedirler. Bu nedenle çok sayıda tüketici geleneksel dağıtım kanallarını geçerek rezervasyonlarını doğrudan otellere yapmaktadır (Jeong, Oh ve Gregoire, 2003, s.161).

Yapılan bir araştırmaya göre Starkov (2002), otellerin web sitesi kullanılarak yapılan rezervasyonların maliyeti, 3 – 3,5 $ daha az olmaktadır. Çağrı merkezleri vasıtasıyla yapılan bir rezervasyon ise en az 9 $’a mal olmaktadır. Aynı şekilde Wong ve Law (2005)’da internetin doğrudan satış kanalı olarak aracılara ödenen komisyonu ortadan kaldırdığını ve dağıtım maliyetlerini azalttığını belirtmektedirler.

Wong ve Law (2005), çalışmalarında çevrimiçi alışveriş yapanların % 90’ın rezervasyona karar vermelerinde % 6’lık bir indirimin etkili olduğunu belirtmişlerdir. Bu indirim oranı otel işletmelerinin seyahat acentelerine verdikleri komisyondan daha azdır.

Kaynak: http://www.e-sosder.com/dergi/27347-379.pdf

Comments
May 27, 2009 in Internet

Turizm ve TCDD

2008-03-25_013327_tcdd_tren_logo_amblem[1]Kıyı turizmi haricindeki her turizm türü için Anadolu çok elverişli. Peki Anadolu’da özel trenler (ve otobüs servisler) ile düzenlenecek turlar görebilecek miyiz?  Mavi turlar gibi, “kahverengi turlar” ile bir nevi kültür turizmi projesi oluşturulabilir. Avrupalı öğrenciler için trende konaklayıp, trenle Türkiye’yi gezebilecekleri seyahat + konaklama + yemek paketleri oluşturulabilir.

TCDD’nin vizyonu nedir? İleride “AtlasRails”, “CorendonRails” tarzı firmalar ve trenlerini raylarda görebilecek miyiz? Yoksa TCDD bu konuda tekel olarak mı kalacak? Nitekim hızlı tren için inşa edilen raylarla birlikte artık özel firmalar için de bir potansiyel oluşmakta olduğunu düşünüyorum.

Tren yolculuğu sadece ucuz bir karayolu alternatifi olarak mı kalacak? Yoksa başlı başına bir tren tatili kültürü oluşturulabilir mi? Bence bu alt yapının oluşturulması için İstanbul’a inşa edilen metrobüs yolları gibi, her inşa edilen otoyolun ortasına (sağına ya da soluna da olur) bir tren yolu inşa edilmeliydi. Mesela Karadeniz sahil yolunda bir de tren yolu olsa ve böylece trende konaklamalı Karadeniz turları yapılma şansı olsa? “Ne dersiniz hoş olmaz mıydı?”

Comments
May 26, 2009 in Misc

Bir Toplantının Kongre Sayılması İçin Koşullar Nelerdir?

“Uluslararası Dernekler Birliği” (UIA – Union of International Associations) tanımına ve seçim standartına göre; uluslararası kongreler;

  • En az %40′ı ülke dışından gelen 300 veya daha fazla sayıda katılımcıya ev sahipliği yapan,
  • En az 5 değişik ülkeden katılım sağlanan,
  • En az 3 gün sürekli toplantı geçmişine sahiptir.

“Uluslararası Toplantı ve Kongreler Birliği” (ICCA – International congress and Convention Association) tanımına göre ise;

  • Düzenli olmalı, yani her sene veya iki yılda bir gibi belirli zaman aralıkları ile yapılmalı,
  • En az 4 değişik ülkeden katılım sağlanmalı,
  • En az 50 kişilik katılım ile gerçekleşmelidir.

Kaynak: Kongre ve Toplantı Yönetimi (Doç. Dr. İge Pırnar TAVMERGEN)

Comments
May 21, 2009 in Misc

Sıkça Rastlanan Toplantı Türleri

Seminer

Toplantı: Birden fazla insanın ortak amaçlarla bir araya gelmeleridir. (AYMANKUY, 2003, s.2)

Meeting: İngilizcede toplanma, toplantı anlamına gelen bir kavramdır. Günümüzde bu kavram çok farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Örneğin, siyasi partilerin ve liderlerinin düzenledikleri açık hava toplantılarına Meeting (Türkçede miting) denilmektedir. Bazı grup ya da sendikaların bir olayı kınamak veya kutlamak gibi amaçlarla düzenledikleri toplantılar da miting olarak adlandırılmaktadır. Yine otelcilik literatüründe departman yöneticileri tarafından düzenli ya da düzensiz olarak personeli bilgilendirme ya da kontrol veya başka amaçlarla yapılan toplantılar da Meeting olarak ifade edilmektedir. (AYMANKUY, 2003, s.2)

Kongre: Daha çok Avrupa’da kullanılan bir terim olup uluslararası organizasyonları ifade etmektedir. Doğal yapısı konferansa benzemektedir. Amerika’da ise kanunsal bir yapıyı işaret etmektedir. (TAVMERGEN, 2004, s.36)

Konferans: Kongreye çok benzemekle birlikte, kongreye göre daha fazla tartışma ve katılmayı ifade etmektedir. Kongre kavramı güncel hayatta sık sık ve düzenli olarak yapılan toplantılar için kullanılmaktadır. Konferans deyimi ise, daha çok teknik ve bilimsel alanlarda yapılan ve düzenli bir periyot göstermeyen toplantılar için kullanılmakla birlikte, ticari alanlardaki toplantılar için de kullanılmaktadır. Anlam bilimi (semantik) bakımından  iki kavram arasındaki fark, yapılış tarzından kaynaklanmaktadır. Konferans çoğunla spesifik problemler ya da gelişmelerden ve küçük çalışma gruplu ya da grupsuz toplantılardan meydana gelmektedir. Konferanslar küçük ya da büyük katılımlı olabilirler. (AYMANKUY, 2003, s.2)

Forum: Bir yönetici başkanlığında panelistlerin bir konu hakkında enine boyuna yaptıkları tartışmalardan oluşan toplantılara verilen isimdir. Dinleyiciler, sorulan soruların panelistler tarafından tüm yönleriyle açıklanmasını beklerler. İki ya da daha fazla konuşmacı birbirleriyle zıt yönlü görüşlere sahip olabilirler. Konuşmacıların amacı birbirlerinden daha çok katılımcılara hitap etmektedir. Bu tür toplantılarda konuşmacıların konuşmaları sonrasında oturum yönetici konuyu ya da konuşmayı özetler ve sonra tartışma başlatır. (AYMANKUY, 2003, s.3)

Sempozyum: Şekil olarak foruma çok benzemekle birlikte, aralarındaki en önemli fark, sempozyumun foruma göre şekilsel şartlar bakımında daha zengin ve kati kurallara sahip olmasıdır. Sempozyum birçok uzmanın bir konu ile ilgili tebliğler sunduğu toplantılardır. Sempozyumlarda dinleyicilerin katılımları foruma göre daha azdır. (AYMANKUY, 2003, s.3)

Seminer: Seminerler, genellikle birkaö oturum devam eden, çeşitli konularım bilimsel bir eksen etrafında tartışıldığı toplantılardır. Seminerlerde birden fazla konuşmacı hazırladıkları bildirileri sunarak konuyu değişik açılardan ele alırlar. Eğitim seminerleri, şirket veya dernek / birlik üyelerine belirli bir konuda eğitim vermek amacı ile düzenlenen toplantılardır. Ortalama 20 ile 50 kişinin katıldığı ve genellikle mesleki bir konuda eğitim ya da bilgi verme amacı taşıyan seminerler toplantı turizmi açısından önemli bir talep oluşturmaktadır. Eğitim seminerleri de yoğun eğitim dönemlerinden sonra rahatlama ve rekeasyon imkanı tanıması açısından yönetim toplantılarına benzemektedir Fakat şirketler çalışmalarını etkileyen yeni teknikleri, yeni ürün uygulamalarını veya yeni endüstriyel eğilimleri öğrenmek için tüm bölümlerini toplantıya getireceklerinden eğitim seminerlerine katılımcı sayısı çok daha fazla olacaktır. İstatistiklere göre 1986′da böyle bir toplantıya katılım sayısı ortalam 42 olup, bu eğitim seminerlerinin kalış süresi ise ortalama 3 günün altındadır. Seminerin olabildiğince güncel bir konuyu içermesi gerek basın gerek kamuoyunun ilgisini çekebileceiği gibi, seminerin katılımını da arttıracaktır. (TAVMERGEN, 2004, s.3)

Workshop: Belirli bir konuda bilginin veya becerilerin geliştirilmesine yönelik olark kısa süreli toplantı faaliyeti veya eğitim sürecine verilen isimdir. Belli görev ve sorunlar ile ilgilenen küçük grupların genel oturumudur. Genelde eğitmenler tarafından yetenek eğitimi şeklinde ifade edilmektedir. Katılımcılar birbirlerini eğitmekte, yeni bilgi, beceri ve sorunlara bakış açılarını paylaşmaktadırlar. Herkesin katılımının söz konusu olduğu yüzyüze görüşmeler şeklinde gerçekleşmektedir. (TAVMERGEN, 2004, s.39)

Klinik: Belirli konular üzerinde eğitim ve bilgi verilmesidir. Daima küçük gruplar içindir. Örneğin, profesyonel bayanalra yönelik olarak yapılan MILO (Meeting Industry Ladies Open) golf turnuvası  her geçen sene önem kazanmaktadır. Bu yüzden yıllık MILO golf okulları düzenlenmekte ve 60-80 arasındaki katılımcıya klinik ve videolarla golf eğitimi verilmektedir. (TAVMERGEN, 2004, s.39)

Panel: İki ya da daha fazla konuşmacının görüşlerini ya da uzmanlık alanlarını anlattıkları toplantılardır. Panel, dinleyiciler kadar panelistler arasında da tartışmaya açık bir toplantıdır. Panel her zaman bir panel yöneticisi tarafından yönetilir. (AYMANKUY, 2003, s.2)

Zirve: Yüksek seviyedeki resmi görevlilerin (dışişleri bakanları, devlet başkanları vs.) katıldıkları toplantılardır.(AYMANKUY, 2003, s.2)

Kolokyum: Uzman akademisyenlerin belirli bir konuda konuşmalar yaptıkları ve ilgili soruları cevaplandırdıkları toplantılardır. (AYMANKUY, 2003, s.2)

Konvansiyon: “İnsanların içinde yaşadıkları toplumdan bireysel veya küçük gruplar halinde ayrılarak ortak bir amaç için belirli bir yerde başka yüzlerce ya da binlerce insanla bir araya gelmeleridir. Konvansiyonlar ile kongreler (konferanslar) birbirinden ayrılırlar. Çünkü konvansiyonlar mega olaylardır. Bazen gidilen yerde katılan kişilerin sayısı öyle fazladır ki, kendilerini yerli halktan daha üstün görebilirler ya da yerli halk bir işgal hissi içerisine kapılabilir. Böyle durumlar bir takım olumsuz sosyal olaylarla karşılaşılabilir. (AYMANKUY, 2003, s.2)

Yrd. Doç. Yusuf AYMANKUY – Kongre Turizmi ve Fuar Organizasyonları (2003)
Doç.Dr. İge Pırnar TAVMERGEN, Yrd.Doç.Dr. Ebru Günlü AKSAKAL – Kongre ve Toplantı Yönetimi (2004)

Comments
May 21, 2009 in Misc

Otel Yönetimine Sorular

Burcu Tüzün, bizlere yeni bir olanak sağladı: Yüz yüze konuşma şansınız olsaydı, bir otel yönetimine ve lüks ürünün pazarlama yöneticisine neler sormak isterdiniz? Sorularınızı Burcu Tüzün’e Friendfeed üzerinden iletin ve cevabını bekleyin.

Benim sorduklarım:

  1. Eleman sirkülasyonu ne seviyede? İki yıldan uzun süredir çalışan eleman yüzdesi ne kadar? Peek dönemlerde ne kadar bir eleman artışı / azalışı oluyor? İstihdamda stajyerleri geçici iş gücü olarak mı görüyorlar? Yoksa staj süresini bir nevi deneyim + deneme süresi olarak mı düşünüyorlar? Mesela aklıma gelen bir proje vardı. Dört yıllık eğitimlerin ikinci sınıflarından stajyerler alınıp,mezun olana kadar aynı otelin çeşitli departmanlarında çalıştırılıp; mezun olunca son bir practical training yaptırılıp, kadrolanabilir. Bu tarz istihdam politikaları var mı?
  2. Doluluk oranının Temmuz ya da Ağustos’da önceki senelerden daha fazla artık göstereceğine inanıyorum. Nitekim fiyatlar %30-%60 arasında düşüş gösterirken, turizm gelirinin %11 düşmesi de bunun bir göstergesi diye düşünüyorum. Temmuz – Ağustos için böyle bir talep artışı gerçekleşti mi? Yoksa last-minute rezervasyonlar mı bekleniyor? Talep artışı gerçekleştiyse bu ‘kriz misafirleri’ için özel bir planınız var mı? Bir sorum da şudur: “Çalıştığınız oteli lüks bir otel olarak mı görüyorsunuz? Yoksa premium bir otel olarak mı?
  3. Yarım pansiyon sistemi müşterinin günde kaç bardak çay içtiği, Rize çayı mı yoksa Lipton’u mu tercih ettiği, çayın yanında ne yediği, çaydan sonraki ilk siparişini ne kadar süre sonra verdiğini, hatta çayını kaç şekerli içtiğini bile kayıt altına almayı sağlayabiliyor. Bu tarz detaylı davranış/tercih bilgileri saklıyor musunuz? Saklıyorsanız; müşteri deneyimi için bu verileri kullanıyor musunuz?
Comments
May 21, 2009 in Misc

Swiss Otel’de Staj ve Özyeğin Üniversitesi

Özyeğin ÜniversitesiTurizmHaberleri’nde okuduğum bir habere göre  Swiss Otel ve  - adını ilk defa duyduğum – Özyeğin Üniversitesi arasında bir anlaşma yapılmış. Bu anlaşma çerçevesinde yeni açılacak Otel Yöneticiliği Lisans Programında okuyacak öğrenciler Swiss Otel’de staj yapma şansına erişecekler. Bu sene 50 öğrenci alınacakmış bölüme.

Swissotel

Öncelikle bu bence çok güzel bir anlaşma. Nitekim düzgün bir staj bulabilmek ne yazık ki çok zor. Turizmde staj sistemi ne yazık ki amacından çıkmış durumda. Sektörün en çok konuşulan problemlerinden biri de öğrencilerin staj problemleri.

Kendi üniversitemin Haziran’ın ortasında bitirme politikası, üniversitenin yerinin çalışma bölgesi olmaması (İstanbul, Antalya, Muğla, vs.) nedeniyle mülakat/görüşme imkanlarının azalması staj konusundaki önemli dezavantajlarımız.“En iyi turizm eğitimi veren kurum” ödülüne sahip bölümün, bu sorunları çözememesinin nedeninin atalet olduğunu düşünüyorum.

Turizm sektöründe güzel staj vaka incelemelerine, şirketlere ve eğitim kurumlarına katkılarına dair bir yazı yazacağım. 2008 yılında kurulup, 2009 yılında böyle güzel bir anlaşma yapan  Özyeğin Üniversitesi’ni tebrik ediyorum.

Comments
May 19, 2009 in Misc

Turizmde Son Durum

statistics[1] Dünya Turizm Örgütü’nün açıklamasına göre 2009’un ilk iki ayında tüm dünyadaki seyahat sayısında %7,7’lik bir düşüş yaşandı. Düşüşün Akdeniz kıyısındaki ülkelerde %10,5’ ulaştığı belirtiliyor. Yıl genelindeki düşüşün %2-%3 arasında olmasının beklendiği de açıklanmış. Thomas Cook ise toplam satışların geçen senenin %12 altında olduğunu belirtiyor.  Thomas Cook’un istatistiklerinde dikkat çeken hususlardan birisi her şey dahil paketlerin satışında %11 artış olması ve toplam satışların %41’ini oluşturması. Thomas Cook’un satışlarında Türkiye %28’lik bir artışla en çok satan destinasyon pozisyonunda. TUİK ise ilk 3 ay içerisinde turizm gelirinin %11,2 düştüğünü açıklamıştı.

Geçen seneki oda fiyatlarına oranla yaklaşık %15 civarı bir fiyat azalması olduğunu düşünüyorum. Bu durumda turist sayısında %4-%8 arasında bir artış olabilir. Yaz sezonu dışındaki azalmalara aldanmamak gerekli. Turizm gelirindeki azalmanın, genel indirimlerden aşağıda kalması; turizm firmalarının son zamanlarda pek ağlamaması işlerin düzgün gittiğini gösterir gibi.

Comments
May 14, 2009 in Misc
Tagged ,
Improve the web with Nofollow Reciprocity.